FAYDALARI

KANSERLE SAVAŞAN CANLI BESİN

Saf Canlı Spirulina, kanser koloni oluşumunu engellediği saptanan bir biliprotein olan  mavi pigment  fikosiyanin bakımından çok zengindir.

 Spirulinada yüksek düzeyde bulunan klorofil, kanser kolonilerinin oluşumunu engelleme kabiliyetini açıklayabilir.

Yüksek seviyede klorofil içeren yiyecekler ve bitkilerin  kanseri önlediği farmokolojik olarak kanıtlanmıştır.

         Eğer kanser hücreleri koloniler oluşturmadan durdurulabilirse, vücudunuzun doğal olarak oluşturduğu kanser hücreleri semptomatik kansere dönüşemeyecektir.

 Spirulina’nın OSMF (oral submukoz fibrozis) adı verilen bir tür oral kanseri tedavi ettiği gösterilmiştir. .

Referanslar:
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19432881

http://www.ncbi.nlm.gov/pmc/articles/PMC2695150


KOLSTEROL DÜZENLEYİCİDİR

Pubmed ve Scopustaki  Klinik Beslenme Araştırmacılarının rastgele seçilmiş denekler üzerinde yaptıkalrı çalışmalardaSpirulinanın kollesterol ve trigliseritler üzerinde çok etkili olduğu ortaya çıktı,

 
Toplamda  yedi rastgele seçilmiş denekte ,plazma kosantrasyonlarının ve toplam kolesterol ve trigliseritlerin  azaldığı görülürken,  “HDL-C [iyi kolesterol] seviyelerinin yükseldiği görülmüştür.

 Bu meta-analiz, spirulina ile beslenmenin, toplam kolesterol, LDL-C, trigliseritlerin plazma konsantrasyonlarını azaltmada ve HDL-C’nin plazma konsantrasyonlarını arttırmada önemli bir etkisinin olduğunu göstermiştir

Referanslar:

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26433766

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2907180

DOĞAL KİLO VERDİRİCİDİR

Son zamanlarda yapılan iki çalışma, Saf Canlı Spirulina ‘nın üç aylık düzenli tüketiminin sadece vücut kitle endeksini  iyileştirirken kilo verdirmediğini, aynı zamanda kan basıncı ve endotel fonksiyonunda iyileşmelere yol açtığını gösterdi. Spirulina grubundaki hastaların  vücut kitle endeksinde ‘de ciddi azalma görüldü,

Spirulina platensis, obez ve diyabetik kişilerde genellikle doğal yollarla  kilo verdirici  fonksiyonel bir gıda olarak işlev görür. Tedavide aynı zamanda yararlı bağırsak bakterilerinide  zenginleştirmiştir.

 

Kaynaklar: 

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/30551559?dopt=Abstract&utm_source=dlvr.it&utm_medium=twitter

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26813468

KAN ŞEKERİNİ DÜZENLER

Araştırmacılar, spirulina’nın diğer faydaları yanında  tip 2 diyabet hastalarının kan şekeri seviyelerini ayarlamalarına yardımcı olabileceğine dair kanıtlar buldular.

 Araştırmacıların bulduğu şey, iki ay boyunca spirulina alan tip 2 diyabet hastalarının kan şekeri ve lipid profillerinin  iyileşmiş olmasydı.

Araştırmacılara göre “Bu bulgular ışığında, Spirulina kullanımının  tip 2 diabet hastalarında kandaki  glukoz seviyelerini kontrol etmede ve   lipit profilinin iyileşmesinde  yararlı etkilerinin  olduğunu.” Sonucuna varılmıştır.

Bazı durumlarda, metformin gibi popüler diyabet ilaçlarından daha , iyi bir performans sergilemiştir. 

Kaynaklar:

 https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2788188/

KAS GÜCÜNÜ VE DAYANIKLILIĞINI ARTTIRIR

Çalışmalar spriulina’nın, izometrik kas kuvvetni ve dayanıklılığını arttırmada etkili olduğunu bulmuştur. Spirulina, kas, sağlık ve hücresel gelişim için gerekli amino asitleri barındıran yüksek bir protein konsantrasyonu sağlar.Barındırdığı kırktan fazla besin maddesi tam bir beslenme sağlığını garanti eder ve içerdiği doğal nitrik oksit anında ve kalıcı fiziksel ve zihinsel enerji sağlar. Demir, vücuttaki oksijeni taşıyan ve kaslarımızda enerji üretmeye yardımcı olan kırmızı kan hücrelerinin önemli bir parçasıdır. Aktif insanlar hızla demir depolarını tüketirler. Saf Canlı  Spirulina, vücuttaki sağlıklı demir seviyelerinin geri kazanılmasını önemli ölçüde sağlar.

Referanslar:

http://journals.sfu.ca/ijmbs/index.php/ijmbs/article/viewArticle/51

ALLERJİLERİ TEDAVİ EDER

Birçok insan alerjik rinitten muzdariptir. Spirulina alerjik rinit tedavisinde  önemli bir alternatif olabilir. Alerjik rinit, bağışıklık sisteminiz polen gibi soluduğunuz maddelere aşırı tepki verdiğinde gerçekleşen bir reaksiyondur. İki tip alerjik rinitvardır;  mevsimsel alerjik rinit (saman nezlesi) ve yıl boyunca meydana gelen çok yıllık alerjik rinittir. Saman nezlesi dış ortamdaki alerjenlerden kaynaklanır. Çok yıllık alerjik rinite, toz akarları, evcil hayvan tehlikesi ve küf gibi iç mekan allerjenleri neden olur. Ön test tüpü ve hayvan çalışmaları, spirulina’nın zararlı alerjik reaksiyonlara karşı korunmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Spirulina histamin salımını durudurarak alerjik rinit semptomlarının tedavisi için önemli bir alternatif haline gelir

. Referans:
http://umm.edu/health/medical/altmed/condition/allergic-rhinitis

ANEMİ TEDAVİSİ

Anemi, kanın organlarınıza ve dokularınıza doğru şekilde oksijen taşımak için yeterli kırmızı kan hücresi bulunmadığında ortaya çıkar. Vücudunuz yeterince oksijen alamadığı için kendinizi yorgun hissedersiniz. Yorgun hissetmek aneminin  birincil belirtilerinden biridir.

 Kan hücrelerimiz üç tür hücreden oluşur: enfeksiyonla  savaşan beyaz kan hücreleri; kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan trombositler; ve vücudumuzda akciğerlerinizden oksijen taşıyan kırmızı kan hücreleri.

 Kırmızı kan hücrelerimiz,içerdiği  demir bazlı bir protein olan hemoglobin sayesinde oksijen taşır. Anemi ile vücudumuz ya yeterince kırmızı kan hücresi oluşturmaz ya da oluşturduğu yeni hücrelerden daha hızlı bir şekilde kaybeder. Spirulinanın  günlük kullanımı başka bir besine ihtiyaç duyulmadan , anemi ile ilgili büyük yararlar sağlar.

 Referans:
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4012879/

KARACİĞERİ KORUR

Karaciğerinizde yağ birikmesi metabolik sendromla yakından ilişkilidir ve kalp-damar hastalığından ölme riskinizi kuvvetle yükseltir. Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) Kuzey Amerika’daki kronik karaciğer hastalığının en yaygın nedenlerinden biridir

. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalara göre, Spirulina muhtemelen yüksek antioksidan özellikleri ve nitrik oksit sentezleme ve salınımı  kabiliyeti yardımıyla karaciğerinizi koruyabilir. Araştırmalar ; Spirulina’nın karaciğerinizde trigliserit oluşumunu önlediğini, lipid peroksidasyonunu engellediğini, karaciğer iltihabını azalttığını ve karaciğerinizi kurşun ve cıva gibi ağır metallerin zarar görmesini önlediğini göstermektedir.

Referans:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5490612/

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2861069/

İNME RİSKİNİ AZALTIR

ABD’deki üçüncü önde gelen ölüm nedeni inmedir. Antioksidanları yüksek diyetler inme riskini azalttığı gösterilmiştir. Çalışmalar Spirulina’nın  trombosit agregasyonunu  azaltarak vasküler hastalıklarda önemli bir rol oynayan tromboembolizmi  azalttığını göstermiştir.

 
Başka bir çalışmada, nöroprotektif etkileri açısından üç antioksidan bakımından zengin besin (yaban mersini, ıspanak ve spirulina) karşılaştırıldı. Spirulina’nın, muhtemelen serbest radikalleri etkisiszleştirme ve enflamasyonu azaltma kabiliyeti nedeniyle, en yüksek nöroprotektif etkiye sahip olduğu bulundu.  Oregon State University’nin felç oluşturduğu fareler üzerinde yaptığı çalışmada , spirulina ile beslenen grubun, beyin lezyonlarının kontrol gruplarına göre % 75 daha küçük olduğu gözlendi.

 Referanslar:

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16190625http://journals.cambridge.org/action/displayAbstract?fromPage=online&aid=922436

                                       KÖRLÜĞÜ ÖNLER

Nüfus yaşlandıkça, Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (ARMD) prevalansı artmaktadır. ARMD makula’nızın (gözünüzdeki akut görüşü kontrol eden bölge) tipik olarak yaşlanmaya bağlı olarak bozulmasıdır.

 ARMD bugün körlüğün önde gelen nedenidir. 

Zeaksantin, insan gözlerinde baskın bir ksantofildir ve katarakt ve yaşa bağlı maküler dejenerasyon riskini azaltabilir. Spirulina, yüksek konsantrasyonda zeaksantin içeren bir alg türüdür.

Gözlerinizdeki maküler membranlar, ksantofiller, lutein, zeaksantin ve eğer diyetiniz yoluyla alıyorsanız  astaksantin adı verilen birkaç karotenoid pigment içerir. 

Bu özel pigmentler, lipid membranlarda ultraviyole ışınlara bağlı oksidasyonu  yavaşlatarak gözlerinizin zarar görmesini önler, böylece makula’nızın dejenerasyonunu önlemeye yardımcı olur.Ayrıca, ksantofiller kataraktların önlenmesinde etkili olabilir. 

Spirulina da (3 gram) porsiyon başına 3,750 ila 6,000 mcg zeaksantin  bulunur

 Referanslar:  https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22313576

YAŞLANMAYI YAVAŞLATIR

Yetişkin kök hücreleri aktive ederek ve oksidatif hasarı azaltarak yaşlanmayı yavaşlatır.

Doku tamiri için gerekli olan yetişkin kök hücreler genellikle durağan yani bölünmeyen  hücrelerdir. Fakat vücudun dokularını, hastalıkları veya doku hasarlarını onarmak için daha fazla hücreye ihtiyaç duymasıyla aktive edilebilirler.Bu hücrelerin  Vücutta azalmasıyla, vücudun onarım ve yenilenme süreçleri durma noktasına gelir.

Nöro-Enflamasyon

Bilim adamlarının PLoS One’da söylediğine göre, yetişkin kök hücreleri cilt, kas, yağ, kemik iliği ve beyin gibi birçok dokuda bulunuyor . Ancak, canlı kalma ve çoğalma kabiliyetleri iltihaplanma ile engellenir.

 Vücutta inflamasyon arttığında,bu durum özellikle nöro inflamasyona sebep olarak beyindeki kök hücre ve progenitör hücre proliferasyonununa  güçlü bir negatif etki yapar.

,Sspirulina’nın  nöral kök hücrelerin proliferatif potansiyelini lipopolisakkaritin (LPS) nin  neden olduğu akut sistemik enflamatuar saldırılarından koruyabilip koruyamayacağını belirlemek için yapılan bu çalışmada   30 gün boyunca grupların birine kontrollü bir diyet diğerine spirulina verildi. Tüm gruplar LPS’ye maruz bırakıldı. Spirulina içermeyen grup daha az sayıda kök / progenitör hücreye rastlanmasına rağmen  spirulina ile takviye edilen grupta , kök / progenitör hücre proliferasyonunda LPS kaynaklı azalmaya  rastlanmadı.

Referans:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20463965

GENİŞ  ANTİ-TOKSİK  SPEKTRUM

Spirulina , esas olarak antioksidan etkisine atfen  geniş bir farmakolojik aktivite yelpazesine sahiptir. Bununla birlikte, Spirulina’nın (hem klinik öncesi tedavi  hem de klinik tedavi senaryolarda) antitoksik potansiyelini de içeren diğer biyoaktif etkilerinin de olduğu bildirilmiştir.

Kadmiyum, cıva, kurşun, demir ve arsenik (metaloid), sıklıkla  sağlık problemlerine yol açan metallerdir. Metallerin toksik etkileri. En önde gelen toksik etkileri arasında karsinogenez, teratogenez, bağışıklık sistemi fonksiyonlarının  inhibisyonu, karaciğer ve böbrek dahil organların ; sinir ve solunum sistemlerinin hasar görmesi, endotel disfonksiyon, hipertansiyon, vasküler hastalıklar ve bağırsak mukozasına zarar vermesini sayabiliriz.

TOXNET, PubMed / MEDLINE ve Science Direct-Scopus’ta yer alan  Spirulina’nın deneysel olarak yapılan arsenik, kadmiyum, karbon tetraklorür, deltametrin, florür, heksaklorosikloheksan, demir, kurşun, lindan ve cıvadan kaynaklı zehirlenmeler üzerindeki etkilerini içeren tüm çalışmaların .literatürün sistematik bir incelemesi mümkün olan tüm mevcut yıllar dahil edildlerek yapıldı.

Her durumda, mavi-yeşil alg ve onun izole edilmiş bileşiklerinin, bu kirletici maddelere maruz kalan organizmalar üzerindeki toksik etkilerini etkili bir şekilde önlediği tespit edilmiştir.

 Spirulina dozu e olursa olsun arsenik, Heksaklorohekzan ve karbon tetrakloride karşı, koruyucu bir etki göstermiştir.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26439611

https://www.tandfonline.com/doi/full/10.3109/13880209.2015.1077464

                ARTRİTE KARŞI  ANTİ İNFLAMATUAR

Yenİ bir çalışmada , Spirulina’nın adjuvan ile indüklenen artrit yoluyla üretilen değişiklikleri sınırlayabildiği sonucuna varmıştır. Spirulina’nın bastırıcı etkisi, en azından kısmen, anti-enflamatuar, antioksidan ve anti-anjiyojenik özelliklerine bağlanabilir. 

Sinovyal sıvıdaki beta-glukuronidaz ölçüldü. Her diz eklemi histopatolojik çalışmalar için tamamen çıkarıldı. Spirulina, zymosan tarafından arttırılmış olan beta-glukuronidaz seviyelerini önemli ölçüde azalttı.

 Histopatolojik ve ultrastrüktürel çalışmalar, enflamatuar reaksiyonun inhibe edildiğini gösterirken, kıkırdak, iyi korunmuş kondrosit ve normal kaba endoplazmik retikulum ve mitokondri hiçbir zarar görmediği görüldü.

Spirulina, TBARS içeriğini azaltarak ve GSH seviyesini doza bağlı bir şekilde artırarak önemli bir koruyucu etki yarattı.

Spirulina, AIA grubuna kıyasla önceki tüm belirtileri azalttı. 

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4390336/

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1781650/

DERMATOLOJİ VE CİLT GÜZELLİĞİNDEN ÖTESİ

Dünya genelinde doğal ürünlerin insan sağlığına faydaları ve hastalıkları tedavi etmedeki etkileri üzerine yapılan çalışmalar giderek önem kazanmaya başladı.

 Şimdi, tarih öncesi zamanlardan beri besin kaynağı olarak uzak doğu ve afrika toplumlarında kullanıla gelen Spirulinanın tıbbi faydalarına ait en yeni bilgilere dermatolojik bakış açısıyla analiz edelim.

Spirulinanın etkileri hem vitro (cansız deney ortamında), hemde vivo (canlı organizma üzerinde) olarak araştırıldı. Spirulina; proteinler lipopolisakaridler ve gamma linolenik asit bakımından zengin bulundu.

Phycocyanin bileşikler ve polisakarid kalsiyum spirulan (Ca-SP) çeşitli modellerde değerlendirildi.

Spirulinanın, antioksidan etkileri sayesinde virüslerin hedef hücrelere girmesini  önleyerek çoklu dayanıklı bakterilerin yaralar üzerinde çoğalmasını önemli ölçüde önlediği ortaya çıktı.

       Ayrıca, oral kanser, melanom ve UV kaynaklı melanom olmayan cilt kanserlerinde anti kanserojen etkileri belgelenmiştir.

Referans:.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5816296/

CİNSEL PERFORMANSI GELİŞTİRİR

Kan akışı, cinsel performansın anahtarıdır.  Çalışmalar sonucunda, Spirulina’nın muhtemelen β-oksidasyon yolu oranındaki bir artış ve düşük glutatyon düzeylerindeki artışlarla egzersiz performansını artırdığını tespit edilmiştir.

 Ayrıca, egzersizin LPL aktivitesini arttırdığı zaten bilinmektedir ve çalışmamızda, lipemide görülen değişikliklerin LPL aktivitesindeki bir artışla, daha önce egzersizin etkisiyle artmasıyla ilişkili olabileceğini öneriyoruz. Öte yandan, Spirulianın yüksek besin değeri olan iyi bir besin kaynağı olduğunu, egzersiz ve cinsel performansı olumlu yönde etkileyen hipolipidemik ve antienflamatuar aktiviteleri olduğunu gördük .

KALP SAĞLIĞINI DESTEKLER

Spirulina’nın  kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde yararlı bir etkisi olabileceğini gösteren birkaç rapor vardır. 

Spirulina alımının insanlarda plazma lipidleri ve kan basıncı üzerine etkileri:

 Önceki çalışmaların sonuçları, Spirulina’nın, endotelyum tarafından nitrik oksidin sentezinde / salgılanmasında ve araşidonik asidin ve / veya / veya vazodilatif bir siklooksijenaza bağımlı metabolitinin sentezinde / salımında bir artışa neden olduğunu, ve insanlarda endotel tarafından vazokonstriksiyon yapan bir eikosanoidinin  sentezinde / salıverilmesinde bir azalmanın olduğunu kuvvetli bir şekilde ortaya koymaktadır.

 . İnsanlarda, Spirulina alımı kan basıncını ve plazma lipid konsantrasyonlarını, özellikle triasilgliserolleri ve düşük yoğunluklu lipoprotein-kolesterolü azaltır,

Referans:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19298191

HAFIZA VE ÖĞRENMEYİ GELİŞTİRİR

Spirulina hipokampal Aβ1-42 seviyelerini düşürür ve insan vücudunda  proteinlerin amiloid- agregalarının birçok kopyasının birbirine yapışarak katlanıp fibriller oluşturmasını inhibe eder.

 İnsan vücudunda, amiloidler, Alzheimer hastalarının  beyninde bulunan amiloid plaklarının ana bileşeni olarak Alzheimer hastalığında kritik bir şekilde rol oynayan çeşitli hastalıkların gelişimi ile bağlantılı olmuştur.

Spirulina , glutatyon seviyesini ve amiloid tarafından azaltılan ilişkili faktörlerini  arttırır .

 Spirulina ayrıca beyin kaynaklı nörotrofik faktör / fosfatidilinositol-3 kinaz / serin / treonin protein kinaz sinyal yolarının aktivasyonunu destekler ve glikojen sentaz kinaz-3-fosforilasyonunu inhibe eder

Bu bulgular, Spirulina’nın, glikojen sentaz kinaz-3 ün  yükselmiş  fosforilasyonunu inhibe ederek A1-42’nin indüklenmiş bilişsel bozuklukları iyileştirdiğini göstermiştir. 

Referans:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/29137190

KRONİK PERİYODONTİT

Ölçeklendirme ve Kök Planlama artı yerel olarak verilen Spirulina jeli, kronik periodontitis tedavisinde, ürünün yerel bir ilaç verme sistemi olarak etkinliğini kanıtlamıştır. Antioksidatif ajanlar üzerinde yapılanlar arasında, kronik periodontitisin cerrahi olmayan tedavisi için lokal bir ilaç sunumu olarak yeşil algleri kullanan türünün ilk çalışmasıydı.

Başlangıçta ortalama PPD’nin 3.36 mm ve CAL seviyesinin 4.52 mm olduğu ve sırasıyla 1.79 mm ve 3.39 mm’ye düştüğü bulundu [ Tablo / Şekil-3 ]. Bu istatistiksel olarak anlamlıydı (p = 0.05).

Spirulina, antioksidan aktivitesi, düşük toksisitesi ve advers etki eksikliği ile yakından bağlantılı güçlü anti-enflamatuar etkiler gösterir

. Bu çalışma,  periodontitisin tedavi prosedürleri üzerinde önemli bir etki göstermiştir. 

Bu gözlemler ,herhangi bir istilacı prosedür olmaksızın rejenerasyon  hedefine ulaşmak için hastalara daha az rahatsızlık vererek periodontal rejenerasyon alanında  yeni bir yön verebilir.

Referans:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3843431/

OBEZİTE

Spirulina takviyesi, sistematik egzersizin vücut kompozisyonu ve kardiyorespiratuar fitness parametreleri üzerindeki  etkilerini fazla kilolu, ancak daha çok obeziteye sahip kişilerde geliştirir.

Aşırı kilo ve obezite birçok kronik hastalık için büyük risk faktörleridir ve kilo verme müdahaleleri genellikle sistematik egzersiz ve besin takviyelerini içerir.

 Bu çalışmanın amacı,  Spirulina takviyesinin  bağımsız / sinerjistik etkilerini ve  sistematik fiziksel egzersiz programının  .

 aşırı kilolu ve obez kişilerin vücut kompozisyonu ve kardiyorespiratuar durumu  üzerindeki etkilerini belirlemekti.

Sistematik bir fiziksel egzersiz programı ile birlikte Spirulina alımı, fazla     kilolu, ancak çoğunlukla obez erkek yetişkinlerde vücut

kompozisyonu (BW ve% BF’nin azalması) ve kardiyorespiratuar parametreler (TF, VO2max, OBLA’nın artması ve RHR’nin azalması)                 üzerinde kişisel ve sinerjik bir etkiye sahiptir. , .

Referans