BESİN PROFİLİ

     IŞIK  ENERJİSİNDEN GÜÇ ÜRETEN KLOROFİL

Klorofil, tüm yeşil bitkilerin ve siyanobakterilerin , fotosentez yapması için ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamak için ışığın emilmesinden sorumlu yeşil bir pigmenttir. Adı, Yunanca χλωρός, chloros ve φύλλον, phyllon kelimelerinden türemiştir. Klorofil fotosentezde esastır, bitkilerin ışıktan enerjiyi emmelerini sağlar .

Yeşil gıdalar, vücudunuzun optimal sağlık için ihtiyaç duyduğu temel antioksidanları, mineralleri ve vitaminleri içerir. Klorofil,hastalığa neden olan toksinlerin vücudunuzdan atılmasını sağlayarak iyileşmeyi destekler, kardiyovasküler sisteminizi ve vücudunuzu güçlendirir ve hatta kilo vermenize yardımcı olur.

 Klorofil -Saf Canlı Spirulinada ( 40 mg ) buğday çiminden 10 kat daha fazla bulunur.PHYOCYANIN SÜPER PIGMENT

Saf Canlı Spirulinada, güneş ışığı hasat eden  Phycobiliprotein ailesinden, mavi pigment-protein kompleksi olan phycocyanin en az 10% oranında saf halde bulunur.  Klorofile yardımcı bir pigmenttir. Phycocyanin’in    anti-oksidatif fonksiyona, anti-enflamatuar aktiviteye, anti-kanser fonksiyonuna, immün arttırma fonksiyonuna, karaciğer ve böbrek koruma farmakolojik etkilerine sahip olduğu bildirilmiştir.

 Phycocyanin, ilaç araştırma alanında yeni bir sıcak nokta haline gelmiştir. Şimdiye kadar, gittikçe daha fazla sayıda çalışma var ki, psikosiyaninin, kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyebilen ve kanser hücrelerini öldürebilen anti-kanser etkisine sahip olduğunu göstermiştir. Phycocyanin, tümör hücresi hücre döngüsünü bloke ederek, tümör hücresi apoptozunu ve otofajisini indükleyerek anti-kanser aktivitesini uygular;

Fitosiyanin – ( 560 mg ) canlı hücrelerin içinde korunan biyoaktif sıvı proteinler

Kaynaklar: 
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5687155/

BARINDIRDIĞI CANLI VİTAMİNLER

Vitaminler, bir organizmanın metabolizmasının düzgün çalışabilmesi için ihtiyaç duyduğu ama sentezleyemediği veya yetersiz miktarlarda sentezleyebildiği , bu yüzden beslenme yoluyla dışardan almak zorunda olduğu organik molekül veya molekül setlerinden olşan mikro besin maddeleridir.

Vitaminler vücudunuzun büyümesi ve olması gerektiği gibi çalışmasına yardımcı olur. Saf Canlı Spirulinada güneşten aldığımız D vitamini dışında tüm vitaminler  bulunur .Vitamin (A ( 5300 mg ), B1 ( 4 mcg ), B2 ( 108 mcg ), B3 ( 572 mcg ), B5, B6 ( 28 mcg ), B9 ( 94 94g ), B12 ( 13,4 mcg )) içerir. , C ( 10.1 mg ), E ( 5 mg ), K ( 25.5 μg ) ve Kolin ( 66 mg )

Vitaminlerin farklı görevleri vardır – enfeksiyonlara karşı direnmenize, sinirlerinizi sağlıklı tutmanıza ve vücudunuzun yiyeceklerden ya da kanınızdan pıhtılaşmasını sağlamak için enerji almasına yardımcı olur.  İhtiyacınız olan vitaminleri, mineralleri ve diğer besinleri almanın en iyi yolu, eczaneden veya mağazadan almak  değil,  doğrudan bitki kaynaklı canlı gıdalardan temin etmektir..

————————————————————————————————-

HÜCRESEL İLETİŞİM İÇİN MİNERALLER

Beslenme bağlamında mineraller, organizmaların hayati fonksiyonlarını yerine getirmeleri için gerekli besin değeri taşıyan kimyasal elementlerdir.

 Tıpkı vitaminler gibi, mineraller de vücudunuzun büyümesine, gelişmesine ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Vücut, birçok farklı işlevi yerine getirmek için mineralleri kullanır – güçlü kemikler inşa etmekten sinir uyarılarını iletmeye kadar . Hatta bazı mineraller hormon üretmek veya normal bir kalp atışını sürdürmek için kullanılır. 

Mineraller  toprakta bulunur ve canlı organizmalar tarafından üretilmezler. İnsan diyetindeki minerallerin çoğu, bitkilerden veya içme suyundan gelir.

 Mineraller, diğerleri vitamin, esansiyel yağ asitleri ve esansiyel amino asitler olmak üzere dört temel besin grubundan biridir. 

İnsan vücudunda beş ana minera bulunur. Bunlar,  kalsiyum ( 20mg ), fosfor ( 40mg ), potasyum ( 64mg ), sodyum ( 32.2 ) ve magnezyumdur ( 120mg ).

 Bu beş ana elementten geriye kalan tüm  elementlere “iz elementler” denir.

İnsan vücudunda belirli bir biyokimyasal işlevi olan iz elementler ise şunlardır; kükürt, demir ( 24mcg ), klor, kobalt, bakır ( 1.32mg ), çinko ( 52mcg ), manganez ( 120mcg ), molibden ( 399mcg ), iyodin ( 1.6mcg).) ve selenyum ( .8mcg ). 

Bu saydığımız tüm elementler Saf Canlı Spirulinada bulunur.

ANTİOKSİDANLARAntioksidanlar, çevresel veya diğer etkiler sebebiyle vücudumuzun ürettiği stabil olmayan moleküller olarak adlandırabileceğimiz  serbest radikallerin  hücrelerimize verdiği zararları önleyebilen yada yavaşlatabilen  maddelerdir.

 Antioksidanlar “ serbest radikal temizleyiciler ” olarak ta bilinirler.

Bazı bitki bazlı gıdalar antioksidanlar bakımından zengindir.

Bitki bazlı antioksidanlar, bir tür phytonutrient yada bitki bazlı besinlerdir.

Serbest radikaller, vücudun gıdaları işlemesi ve çevreye tepki vermesi nedeniyle hücreler tarafından üretilen atık maddelerdir. 

Eğer vücut serbest radikalleri etkin bir şekilde işleyip atamaz ise, oksidatif stres ortaya çıkabilir.

 Bu, hücrelere ve vücut fonksiyonlarına zarar verebilir. Serbest radikaller, reaktif oksijen türleri (ROS) olarak da bilinir.

 Saf Canlı Spirulina bol miktarda antioksidan içerir.

SAVAŞÇI  PHYTONUTRIENTLER

Phytonutrientler, insan sağlığını destekleyen spesifik biyolojik aktiviteleri olan bitkisel besinlerdir.

 Gıdalarda bulunan başlıca besinler karbonhidratları, proteinleri, lipidleri, vitaminleri ve mineralleri içerir. 

Bunların yanı sıra , insan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli rol oynayan “phytonutrient” olarak bilinen bazı biyoaktif gıda bileşenleri de vardır .

Phytonutrientlert, spesifik hastalıkları önlemek için bağışıklık fonksiyonunu koruyarak ve modüle ederek olumlu bir rol oynar.

 Doğal ürünler olduğundan, klinik tedavide genellikle kemoterapi veya radyoterapinin yan  etkilerini  taşımadığı için  büyük bir öneme sahiptir

. Saf Canlı Spirulina, insan vücudunun normal fonksiyonlarını devam ettirmesinde önemli bir rol oynayan güçlü canlı phytonutrientleri bol miktarda ihtiva eder

.

Karoten: ( 3,2 mg )

Zeaksantin: ( .28 mg )

Diğer Karotenoidler: ( 4.8 mg )

AMİNO ASİTLER

Saf Canlı Spirulina, vücudun doğal olarak sentezlemediği 9 gerekli amino asitin  tamamı ile dopdoludur

Farklı aminoasitler ve vücudumuzun bunları nerelerde kullandığına bir bakalım

Histidin (1.9 mg )   Proteinlerin biyosentezlenmesi – hemoglobin     sentezi, doku tamiri, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi. 

İzolösin – ( 350 mg) optimum büyüme için gereklidir

Lösine – ( 540 mg ), beyin fonksiyonlarını işletir

 Lisin   (290 mg) antikorlar, enzimler ve hormonların üretilmesi için gerekli gereklidir.

 Metionin – ( 140 mg ), antioksidan özellikleri vardır

 Fenilalanin 280 mg ) tiroid fonksiyonları için gereklidir

Treonin – ( 320 mg ) bağırsak ve sindirim işlevini iyileştirir

 
Tryptophan – ( 90 mg ) serotonini düzenler 


Valine – ( 400 mg ) zihinsel ve fiziksel kapasiteyi düzenler

KOMPLE TÜM PROTEİNLERİ İÇERİR

Protein vücuttaki her hücrenin önemli bir bileşenidir. Saç ve tırnaklar çoğunlukla proteinden oluşur. Vücudunuz dokuları oluşturmak ve onarmak için protein kullanır . Ayrıca enzimleri, hormonları ve diğer vücut kimyasallarını yapmak için protein kullanırsınız. Protein kemik, kas, kıkırdak, cilt ve kanın önemli bir yapı taşıdır .

Yağ ve karbonhidratların yanısıra , protein bir “makro besin” dir, yani vücudunuz proteine  nispeten daha fazla oranda ihtiyaç duyar.

Vitamin ve minerallere küçük miktarlarda ihtiyaç duyduğumuzdan, bunlara   “mikro besin” denir.

 Ancak yağ ve karbonhidratların aksine, vücutta protein depolanmaz ve bu nedenle yeni bir kaynağa ihtiyaç duyduğunda kullanabileceği bir rezervuar yoktur.

Saf Canlı  Spirulina, insan vücudu tarafından tamamen algılanıp kullanılabilen tüm 9 amino asidi ham şekilde mükemmel oranda barındıran  eksiksiz bi rkomple  proteindir.

Protein – ( % 71 

        SÜPEROKSİT  DİSMUTAZ

Süperoksit dismutaz (SOD), vücudumuzun ürettiği en kuvvetli antioksidandır.

Süperoksit dismutaz (SOD), hemen hemen her canlı hücrede bulunan, toksik süper radikallerin parçalanarak  sıradan oksijen (O2) veya hidrojen peroksit (H2O2) molekküllerine dönüştürülmesini sağlayan enzimdir.

Süperoksit, oksijen metabolismasının yan ürünü olarak açığa çıkar ve kontrol edilip düzenlenmez ise, bir çok tür hücre hasarına yol açar.

Bu sebeple, SOD oksijene maruz kalan hemen hemen tüm canlı hücrelerde önemli bir savunucu antioksidandır.

SOD çok kırılgan bir moleküldür ve bu yüzden sentetik gıda takviyesi olarak temin edip sindirim sistemimiz yoluyla ile almamız imkansızdır.

 Bu problemin çözümü, biyoaktif SOD elde etmektir ve bunu elde edebileceğiniz tek yer Raw Living Spirulina gibi canlı yiyeceklerdir.

Superoksit Dismutaz – ( 21200 IU)

OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ

Omega Yağ Asitleri  “çoklu doymamış ”olarak ifade edilir , “poli” çok anlamına gelir ve “doymamış” çifte  bağlar anlamına gelir. Bunlar gereklidir, bu yüzden onları diyetinizden almanız gerekir.

Omega-3 yağ asitleri normal metabolizma için önemlidir ve insan hücre zarlarının çok önemli bir parçasıdır .

 Ne yazık ki, Batı diyeti yeterince omega-3 içermez ve eksikliği  obezite, diyabet ve kalp hastalığı gibi kronik hastalıklara yol açabilir.

Saf Canlı  Spirulina, Omega-3 yağ asitlerini ALA, EPA ve DHA formunda bulundurur. Buda onu  iltihabı azaltmada, sağlıklı hücreleri teşvik etmede ve cildimizi güzel tutmada güçlü bir besin haline getirir.

Alfa Linolenik – ( 1.47 mg )

Docosaxaenoic (DHA) – ( 1.47 mg )

OMEGA 6 YAĞ ASİTLERİ

Omega-3 yağ asitleri gibi omega-6 yağ asitleri de çoklu doymamış yağ asitleridir. 

Omega 6 yağ asidine keten ve kenevir gibi tohumlarda da bulunan “ linolenik asit ” veya LA denir . 

LA, güçlü antienflamatuar özelliklere sahip olan ve kadınlık hormonunun  dengelemesinde kullanılan “ gama linolenik aside ” (GLA) dönüştürülür .

Tek fark, son çift bağın, yağ asidi molekülünün omega ucundan altı karbon olmasıdır.

 Omega-6 yağ asitleri de gereklidir, bu yüzden onları diyetinizden almanız gerekir ve bunlar öncelikle enerji için kullanılır .

,Anne sütünden sonra en fazla GLA yı Saf Canlı Spirulina içerir.

GLA – ( 1.07 g )

Gerekli Linoleik ( 1.1 g)

Dihomogamma Linolenik ( 53mg )

  BİYOAKTİF ENZİMLER

Saf Canlı Spirulina enzimler, RNA ,DNA sülfolipidler, glikojen ve diğer potansiyel besinler yönündende zengindir.

Enzimler, makromoleküler katalizörlerdir.

Enzimler, katalizörler olarak davranan ve hayatın her yerinde oluşan karmaşık reaksiyonları hızlandırmaya yarayan byiolojik moleküller (protein) dir.

Nefes almaktan sindirime kadar her fonksiyonu etkilerler.

Ribonükleik asit (RNA) , genlerin kodlanması,, kodlarının  çözümlenmesi, düzenlenmesi ve ifade edilmesindegerekli olan  çeşitli biyolojik rolleri olan polimerik bir moleküldür.

RNA ve DNA birer nükleik asittir ve lipidler,proteinler ve  karbonhidratlar ile birlikte bilinen tüm yaşam formları için gerekli olan dört ana makromoleküle dahildirler.